Kocaeli’nin ve Karamürsel’in Önündeki “İnce Ayar”
Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, geçtiğimiz aylarda basınla bir araya geldiğinde kentsel dönüşümün en can yakıcı noktasına parmak basmıştı: “Bir yere kadar direnebilirim.” Başkanın kastettiği, müteahhitlerin ve mülk sahiplerinin bitmek bilmeyen kat artışı talepleriydi. Bugün gelinen noktada, Büyükşehir Meclisi’nde görüşülen kararlar, bu direncin “teknik bir esnemeye” dönüştüğünü gösteriyor.
Yeni Karamürsel olarak ilçemizin geleceğini yakından ilgilendiren bu kararları mercek altına alıyoruz. Karamürsel, 1999 hafızasıyla yaşayan, riskli yapı stokunun bir an önce yenilenmesi gereken bir ilçe. Ancak bu yenilenme, ilçenin doğasını ve huzurunu bozmadan nasıl yapılacak?
Karamürsel’de Kat ve Emsal Bilmecesi
Meclis gündemine gelen plan notu değişikliği, aralarında Karamürsel’in de bulunduğu 9 ilçeyi kapsıyor. Yeni düzenlemeyle:
- Mevcut Katı Koruma: Vatandaş, eskiden kalma 10 katlı binasını yıktığında, imar kısıtlamalarına takılmadan yine 10 kat yapabilecek.
- Ada Bazlı Teşvik: 750 metrekareden başlayan ve 5 bin metrekareye kadar çıkan parsel birleştirmelerinde ek emsal ve kat artışı verilecek.
- Ekonomik Tetikleyici: Bu artışlar, müteahhitlerin kentsel dönüşüm projelerine “kârlı” bakmasını sağlayacak ve Dünya Bankası’nın 0,69 faizli kredisinin yolunu açacak.
“Evet İnsanlar Yaşasın Ama Şehir de Nefes Alsın”
Başkan Büyükakın’ın ikilemi aslında hepimizin ikilemi: “Şehir depreme hazırlanmış olur ama geleceğe hazırlanmış olmaz.” Kontrolsüz bir kat artışı demek; Karamürsel’in sahil şeridinde, dar sokaklarında daha fazla beton, daha az güneş ve bitmek bilmeyen bir otopark sorunu demek.
Yeni Karamürsel olarak vurguluyoruz ki; rant kelimesinden korkmamak gerek, çünkü ekonomik bir cazibe olmadan kimse binasını dönüştürmüyor. Ancak bu rantın, Karamürsel’in o kendine has sahil kasabası ruhunu öldürmesine izin verilmemeli.
Sonuç: Depreme Dayanıklı Bir “Şehir” Kurmak
Mesele sadece binaları betonla güçlendirmek değil. Mesele; yoluyla, meydanıyla, sosyal alanıyla dirençli bir Karamürsel kurabilmek. Plan notu değişikliği bir “ara formül” olarak sunuluyor. Eğer bu düzenleme fahiş bir yoğunluk artışına değil de, makul ve kontrollü bir dönüşüme hizmet ederse Karamürsel kazanır.
Karamürsel şimdi bir tercih yapıyor: Ya teknik akılla yürütülen planlı bir dönüşümü başaracağız ya da iyi niyetle atılan ama ölçüsüz kararlarla geleceğin şehircilik krizini yaratacağız. Yeni Karamürsel olarak bu sürecin en sıkı takipçisi olmaya devam edeceğiz.
